Cumhuriyetimizin 80 yıllık düşünce hayatında her dönem düşünce tartışmaları yaşanagelmiştir.
Bir dönem partilerin ideolojik saplantıları ile, bir dönem Türk-Kürt ayırımı ile, bir dönem sağ-sol sürtüşmeleri ile, bir başka dönem laik-antilaik gerilimi ile ve özellikle 90'lı yıllarla birlikte ise Siyasal İslam sorunu ile doludizgin devam edegeldi. Hiç şüphe yok ki bütün bu tartışmaların merkezinde din, devlet, İslam, laiklik ve demokrasi gibi kavramlar ve bunların birbiri ile olan ilişkisinin tam olarak tanımlanamaması yatıyordu.
Abant, işte tam da bu noktada bir kırılma noktası oluşturdu. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın hoşgörü ve uzlaştırıcı tavrı ile öncülük ettiği Abant'ta 6 yıl boyunca bu kavramlar masaya yatırıldı.
Toplantıya katılanlarla toplantı harici bir araya gelindiğinde bu tür konuların Türkiye özelinde bir günde bitirilemeyecek kadar uzun ve çetrefil olduğu, süreklilik içermesi gerektiği ve bir metnin ortaya çıkması fikri ağırlık kazandı. Bu ortak metnin fonksiyonel olması için de hem basına hem de devleti yönetenlere deklare edilmesi lüzumu belirdi. Böylece GYV bir sivil toplum örgütü olarak üzerine düşen görevi bihakkın yerine getirmiş oluyordu.
Abant'ta yaşanan, bir süreçti. Kimilerine göre bu süreç bir Rönesanstı, kimilerine göre devrim gibi kararların alındığı sıradışı bir toplantı, kimilerine göre ise Türkiye'nin dönüşümü ve değişimiydi.
Abant Toplantıları, birbirinden çok farklı insanları biraraya getirdiği zaman henüz kafalar çok karışıktı.Bir çok farklı kavramın kabulü ve tartışması İslam'ın önünde engel değildir. İslam ve demokrasi birbiriyle çelişmez diyen akademisyenlerle laikliği dinsizlik sayan ve öteki ile konuşulacak bir şeyi olmadığını düşünenler tartışma platformunda birlikte oldular. Önce her sözcükten tartışma çıktıysa da yemek ve çay molalarında yapılan sohbetler, insani duygular bir süre sonra herkesi kaynaştırdı. Uluslararası kavramlarla tanışıldı. Dünyaya ve farklı görüşlere yelken açan akademisyen, politikacı ve medya mensupları bir çok önyargıyı bilgi sanmaktan kurtuldu.
Türkiye'nin ortak birikimi olan insanların savrulmuş dünyalar yerine bir platformda toplanmasına da böyle karar verildi. İkinci toplantıdan sonra artık Abant Platformu doğmuş oldu.
Türkiye'nin ortak değerlerini ve zemini oluşturmak için 6 yıldır gayret eden Abant Bilimsel Danışma Kurulu bugün bağımsız bir organ. Tam bir think-tank kuruluşu.
GYV bu toplantılarda sadece Abant Platformu'nu bilim ve kültür hayatımıza armağan eden bir nazik ev sahibi rolünde.
Türkiye'nin ilk özgür düşünce ve tartışma platformu olan Abant, kendi yolunu açarak büyüyor.
Yelpazenin sağ'ında ve sol'unda veya dışında olan herkes Abant Platformu'nun özgür bir fikir çalışması olduğunun bilincinde. Bunun içindir ki Abant, yurt içi ve dışında birçok master ve doktora çalışmalarına konu oluyor.
Abant Toplantısı'nın bilimsel koordinatörlerinden Prof.Dr. Mete Tunçay bu kültürel sentezin önemini şu sözlerle vurgulamıştır: "Demokrasi herkese lazım."
Admin Abant
- 22-12-2005 08:08
- 1930 defa okundu