Slideshow image
 

Ana Sayfa » Medyada Abant
Abant modeli ve halkı demokrasiden soğutmak
A | A     Printer
28-06-2010

Abant Platformu geçtiğimiz hafta sonu 22. kez toplandı. Bugüne kadar yapılan toplantıların, en azından son yıllarda yapılanların büyük bir kısmına katıldım.



Geriye dönüp baktığımda tuhaf bir durumla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim. Yarısı dolu bardak durumu, yani neresinden baktığınıza göre değişecek bir hal söz konusu.


Karamsar olmak mümkün. Çünkü öyle bir coğrafya ve yönetilmesi zor bir ülkede yaşıyoruz ki bugüne kadar yapılan toplantılarda çözüm bekleyen sorunlar ancak bir kez konuşulabildi. Yani adeta dert yumağı bir ülke ve coğrafyada yaşıyoruz.


Ama aynı zamanda ümit var olmak da lazım. Çünkü en can yakıcı, en can acıtıcı konular bile büyük bir olgunlukla tartışılıyor. En uç örnekler, en sert çözüm önerileri bile tebliğler arasında yer alabiliyor.


Bu kadar uçta dolaşan tarafların bile aynı masa etrafında medenice konuşabildiğine göre bu ülkede, bu coğrafyada her sorun çözülebilir.


Bu da ciddi bir kazanım denebilir. Sadece bu özelliğiyle bile "Abant Platformu devrim yapmıştır" diyebiliriz.


Geçtiğimiz üç gün boyunca süren toplantıların üst başlığı Vesayet ve Demokrasi'ydi. Birbirine taban tabana zıt bu iki kavram yaşadığımız büyük sorunların kaynağı.


Çünkü terörden Aleviliğe, başörtüsünden Kürt sorununa can yakan tüm sorunların temelinde kurumsallaşan vesayet sistemi yatıyor.


Adalet Bakanı Sadullah Ergin toplantının açılışında yaptığı konuşmada 'kitabın ortasından' konuşup sorunu net bir şekilde tarif etti.


Aslında o konuşma 'Türkiye'de vesayet tarihi' başlığında ders olarak bile okutulabilir. Benzer şeyleri belki yazarlar, aydınlar söyledi ama ülkenin Adalet Bakanı'nın da böyle şeyler söylemesi önemliydi.


Abant Platformu'na katılan müzakereciler birbirinden ilginç sunumlar yaptılar. Hepsi son derece ilginç ve faydalı tebliğler. Meraklısı için de platformun web sitesine konacak.


Bütün katılımcılar, 27 Mayıs'la kurumsallaşan vesayet sisteminin yargının, siyasetin, üniversitelerin hatta ekonominin üzerine çöktüğünde hem fikir.


Burada ilginç bir durum da var. Şöyle ki HSYK'nın, Anayasa Mahkemesi'nin, MGK'nın, Yargıtay'ın vesayet sisteminin araçları olarak kurulu düzeni korumak için darbe anayasasını bile ihlal etmekten çekinmemeleri onların aynı zamanda darbe anayasasından bile memnun olmadıkları, daha baskıcı bir sistemi arzuladıkları gibi bir durumu da ortaya koyuyor.


İki gün boyunca bu sorun etrafından çok şey söylendi. Ama bir konuyu da not etmek şart.


Özellikle Alevilik ve Kürt sorununda tebliğ sunan her konuşmacı fazlasıyla geçmişe takılıp kaldı.


Doğrudur, çok trajik olaylar yaşandı bu ülkede. Ama her konuşan Kürt ya da Alevi aydın, sorumluluğu fatura edeceği bir sınıf arayışına girince 'vurun Türklere' gibi bir tablo doğuyor. Bu da çok haklı bir durum olmasa gerek.


Çünkü o sorunların çözülmemesinin nedeni ne o salondaki ne de dışarıdaki Türkler.


Çok farklı kesimlerden, çok farklı görüşlerin tartışıldığı üç günlük Abant Platformu toplantısında herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir başka konu da önümüzdeki referandumun önemi.


Katılımcılar 12 Eylül'de yapılacak referandumun vesayet sisteminin kalesinde bir gedik açabileceğine inanıyor.


Her konuşmacının 'statükoda gedik açılması' vurgusu yapması aslında ilginç bir durumu da ortaya koyuyor. 27 Mayıs'la birlikte kurulan vesayetçi sistemi öyle organize etmişler ki aradan geçen bu kadar sürede bırakın yıkmayı gedik bile açılamadı. Yani darbeciler ve statükonun mimarlarının zekası ve öngörüsünü takdir etmemek mümkün değil!


Benim için sunulan 30 civarında tebliğ ve onlarca müzakereden bir başlık çıkarmak gerekirse manşeti Mümtaz'er Türköne attı. Bir cümleyle çareyi de gösterdi: "Askeri vesayet istemiyorsanız, askeri vesayet altına almak zorundasınız."


Aksi durumda Zeynep Dağı'nın deyimiyle 'Halkı demokrasiden soğutmuş' olursunuz.


Sahi, Anayasa'ya 'Halkı demokrasiden soğutmak' gibi bir madde koyup ağır yaptırımlar getirsek nasıl olur?
 
Adem Yavuz Arslan / Bugün / 2010.06.28

 


Kaynak: BUGÜN


Admin Abant - 28-06-2010 17:18 - 242 defa okundu

YORUMLAR

YORUM YAZ

* İsim ve e-mail belirtilmeyen yorumlar dikkate alınmayacaktır

TAVSİYE ET
Adınız & Soyadınız: E-posta Adresiniz:
 

Lütfen "Abant modeli ve halkı demokrasiden soğutmak " içeriğini tavsiye etmek istediğiniz arkaşlarınızın bilgilerini yazınız.

Arkadaşınızın Adı Arkadaşınızın E-postası
Arkadaşınızın Adı Arkadaşınızın E-postası
Arkadaşınızın Adı Arkadaşınızın E-postası
Medyada Abant


vesayet resimler
Kategorinin Diğer Yazıları

  » Abant, Arınma ve Yeniden İn...
  » Asker ve AB ...
  » Karargâh, PeKeKe ve Abant P...
  » A.Bulaç: Vesayetçi demokrasi...
  » Prof. Özbudun'un iki tari...
  » Vesayete uzanan eller kırılsın...
  » N.Güngör: Abant Platformu Fene...
  » M.Türköne: Yeni bir toplumsal ...
  » M.Tunçay: Ötekileştirmeden Öte...
  » Y. Aktay: "Sözde" ül...
  » Abant'ın Erbil Toplantısı...
  » A. Bulaç: Barışı Birlikte Aram...
  » M.Türköne: Abant Platformu Erb...
  » Bizim Anadolu Gazetesi:Çözüm r...
  » Esat Canan:'Abant, önemli...

< 1 2 3